Tarihte En Bilinen 10 Türk Devleti | Bilgi Evren

Tarihte En Bilinen 10 Türk Devleti

 Tarih, dünya üzerinde çeşitli topraklarda hüküm sürüp yok olmuş, tüm izleri silinmiş ya da bugünkü medeniyetlerin temelini oluşturmuş, yaşayıp dünyaya veda etmiş birçok insanı, topluluğu ve devleti yazmıştır. Özellikle de tarihte yer alan ilk medeniyetler, eski devletler, şimdiki devletlerin başlangıcını oluşturan bazı topluluk ve kavimler, önemli bir yere sahip olmakla birlikte dünyanın bugünkü sınırlarının belirlenmesinde ve yaşam tarzlarının şekillenmesinde ister istemez etki sahibi olmuştur. Orta Asya ve Avrupa bölgelerinde var olmuş, kimisi en geniş sınırlara sahipken kimisi ilk kez İslamiyet’i benimsemek gibi bugünkü inanç ve yaşam şeklimizin temellerini atmış olan birbirinden farklı Türk devletleri de tarihte yer alan o önemli devlet ve topluluklar arasında yer alıyor. Hepsini tarih kitaplarından hatırladığımız, kendine has özellikleri ve farkları bulunan, Türk topluluklarından oluşan bu devletler, birçok sayısız devletin bulunduğu Türk devletleri arasında bulunsa da en çok bilinenler arasında yer alıyor. İşte kurulmuş en büyük Türk devletleri arasından 10 tanesi…

 

 

 

Hun İmparatorluğu

 

Teoman tarafından M.Ö. 220 yılında kurulan, bölgede bulunan tüm Hun topluluklarının birleşmesiyle oluşan Hun İmparatorluğu, kurulmuş en büyük Türk devletlerinden biridir. Teoman, bölgede bulunan bir çok yere seferler düzenleyip Çin de dahil olmak üzere birçok toprağı kendi bünyesine katarak Hun İmparatorluğu’nu günden güne geliştirdi. Bununla birlikte İpek Yolu’nu denetlemek, 50 yılda dönemin en geniş topraklarına sahip olmak gibi birçok başarı da söz konusuydu. Zaman içinde Hun İmparatoru ve hatırı sayılır kişileri Çin prensesleriyle evlenmeye başlayınca, içlerine aldıkları bu tehlike yüzünden imparatorluk zayıflamaya ve gücünü kaybetmeye başladı. Bir süre sonra Hun İmparatoru olan kardeşler ayrı düşünce Batı Hun ve Doğu Hun olarak iki ayrı parçaya ayrılan imparatorluk, Çin’in etkilerine maruz kaldı. Bir süre sonra; yani M. S. 48 senesinde ise taht kavgasıyla birlikte yaşanan büyük bir salgın, ardından gelen saldırı ve savaşlarla Hun’ların tekrar bölünmesine ve Kuzey ve Güney Hun’larının yıkılmasına neden oldu. Çin’in bölgeyi ele geçirmesine rağmen yılmayan Hunlar, farklı bölgelere ilerleyerek Avrupa Hun Devleti olarak hüküm sürmeye devam etti. Bu süreçte Roma’ya saldırılar düzenleyip Attila sayesinde en iyi Hun dönemini yaşadılar. Daha sonra Ak Hun İmparatorluğu olarak da var olmaya devam ettiler. Hunlar, il Türk devleti olma özelliğiyle biliniyor.

 

 

 Göktürk Devleti

 

Göktürk Devleti, adında ‘Türk’ kelimesinin geçtiği ilk devlet olarak bilindiğinden listemizde yer alan kurulmuş en büyük 10 Türk devletinden biri olmayı da hak etmiş bulunuyor. 552- 745 seneleri arasında hüküm süren Göktürk’ler, ayrıca göçebe hayattan tarım hayatına geçilme özelliğiyle de tarihimizde önemli bir yere sahiptir. Göktürk’leri hatırladığımız bir özellik de Bilge Kağan Yazıtı’dır. Bilge Kağan’ın ölümü üzerine oğlunun diktirdiği, üzerinde ise yeğeni Tigin’in yazdığı satırların bulunduğu bu yazıtın yazısının anlamı ise aşağı yukarı şöyle: “Yukarda mavi gök, aşağıda kara yer yaratıldıktan sonra ikisi arasında insanlar yaratılmış; insanların üzerine de atalarımla birlikte dedem Bumin Kağan ile İstemi Kağan tahta geçtiler. Oturup Türk milletinin kanun ve ülkesini idare ettiler.” Bununla birlikte yine aynı dönemde dikilen Orhun Yazıtları da tarihimizde önemli bir yere sahiptir. Üzerinde Türk hayatına dair bilgiler, Türklerin devlet, vatan, görev aşkı ve anlayışına dair açıklamalar olan bu yazıtlarla birlikte Bilge Kağan Yazırı, Tonyukuk Yazıtı, Yenisey Havzası Yazıtı, Orta Asya Yazıtları gibi birçok yazıt söz konusudur.

 

 

 

Uygurlar

 

Yerleşik yaşamın ardından şehir yaşamına geçmiş olan ilk Türk devletimiz Uygurlardır. Günümüzdeki yaşamın temellerini bir şekilde atmış, kültür ve sanat konularında gelişmeler sağlamışlardır. Dokuz oğuz boyundan birleşerek geldikleri için bu ismi almışlardır. Çin boyunduruğundan kurtulup devlet kurmaya çalışan Tumitu’nun öldürülmesinden sonra yerine geçen oğlu Pojon, babasının yarım bıraktığı işi tamamlayarak Çin’e saldırdı ve gücünü ispatladı. Bunun üzerine Çin esaretinde çatırdamalar görülmesiyle, Göktürk’lere bağlı olan birlik 716 senesinde Göktürk’lerden ayrılarak bağımsız hale geldiler. Göktürk’ler iyice zayıflayınca Uygurlar tarih sahnesindeki yerini almış oldu. Kağanları Kutluk Bilge Kül Kağan, kurduğu bu devleti Türk kültürüne uygun yönetmekle birlikte Gök Tanrı dinine ek olarak Mani dini denilen, cinayet işlemek ya da et yemek gibi yasakların bulunduğu, birkaç inancın iyi yönlerini alan yeni bir din de ortaya çıktı. Ardından tahta çıkan Bayan Çur ise toprakları daha fazla genişleterek tarım ile ticaret konularında gelişmeler yaşanmasını sağladı. Bir süre sonra Çin ve Arap’lar arasında bir savaş başlayınca Arapların yanında olan Uygurlar, Çin’in uzaklaşmasıyla bölgede büyük bir hakimiyet kurdular. Şehir düzenine geçip ticaret ve tarımla daha rahat, düzenli bir hayat yaşamaya başladılar. Savaşlar, işgaller devam ederken ardından Bögü, Baga Tarkan, Talas Küllük, Kutluk Böge , Alp Kutluk, Külük Bilge, Alp Bilge, Küçlük Bilge, Alp Küllük dönemleri yaşandı. Bu şehir yaşamı ve yeni inanışlar, Uygurlar’ın yaşam tarzını değiştirince askeri güçte bir düşüş yaşandı. Bu nedenle isyanlar, işgaller, savaşlar çoğalınca Kırgızların baskınıyla devlet yıkıldı. Göç etmek zorunda kalan Uygurlar Sarı Uygurlar ve Tufan Uygurlar olarak farklı bölgelere dağıldılar.

 

 

 

 

 

Hazar Devleti

 

Musevi inancı taşıyan ilk Türk devleti olan Hazar Devleti, Kafkasya civarında hüküm sürmüş bir devlettir. Bununla birlikte devlet tarihini yazılı şekilde saklayan bir devlet olma özelliğiyle de bilinir. Devletin din konusunda kısıtlama getirmemesi ve isteyen kişinin istediği inanca sahip olabilme özgürlüğü, bir yerden sonra gittikçe yayılan Musevi inancın baş göstermesine neden oldu. Hatta günümüzde Rusya, Kafkaslar ve Avrupa’nın doğu bölümünde yaşayan Musevi’lerin Hazar Devleti kökenli olduğunu düşünen bilim insanları ve tarihçiler de bulunuyor. Göktürk’lerin zayıflamasının ardından bölgede bulunan Sabir topluluklarının kurmasıyla meydana gelen Hazar Devleti, zaman içinde güç kazanarak Ermenistan ve Azerbaycan hatlarını kontrol etmeye de başladı. Zamanla daha da güçlenerek topraklarını genişleten Hazarlar, bir süre sonra diğer kavimlerden vergi almaya ve ticaretlerini yönetmeye başladı. Bir dönem sonra güçlenen Slavlar, Hazarlar’a akınlar düzenleyerek devletin zayıflamasına neden olurken, Peçenek ve Kıpçak kabilelerinin de onlarla birlik olarak Hazarlar’a saldırması, kendi güçlerini kurup egemenliklerini kazanması nedeniyle 965 yılında Hazarlar yıkıldı.

 

 

 

Karahanlılar

 

9 ve 13. yüzyıllar arasında var olmuş ve Müslüman olan ilk Türk devleti olma özelliği taşıyan Karahanlılar, Arslan Kara Han yönetimindeydi. Çin tehdidi kalkmışken sınırlarını genişletmeye başlayan Samaniler Maveraünnehir bölgesine ilerlemek isterken, Arslan Kara Han bölgeyi ele geçirerek stratejik bir noktaya sahip olmuş oldu. Böylece Karahanlılar daha geniş topraklarda hüküm sürmeye başladılar. Arslan Kara Han’ın hüküm sürdüğü 43 senede Orta Asya bölgesinin en geniş devleti olan Karahanlılar, Arslan Kara Han’ın ölümüyle birlikte 883 yılından itibaren Bazır Han ve Oğulçak Han kardeşler tarafından yönetilmeye başladı. Ülkenin doğu ve batı bölgelerini paylaşan kardeşler, bölgeye tekrar saldırmaya çalışan Samani’lerle mücadele ettiler. Bazır Han’ın oğlu Satuk Buğra Han tahta geçtiğinde, küçük yaşlarda eğitilirken İslamiyet’le tanışarak Müslüman olduğundan devletin Müslüman’lığı benimsemesini sağladı. Tahta geçip ülkeyi Müslüman yapmak adına henüz ölmeden babası ve amcasına meydan okudu. Önce amcasının bölgesini ele geçirerek onu öldüren Satuk Han, ardından babasına meydan okuyarak onu da yendi. Böylece ülkenin yeni hanı olarak tahta geçti. Bu karmaşada ayaklanan bazı boylar üzerinde de hakimiyet kuran Satuk Han, devleti İslam’a uygun şekilde yönetip değiştirmeye başladı. Böylece İslamiyet’i yaymaya başladı. Geçmişte sorun yaşanan Samani ve Emeviler ile ilişkilerini düzelten Satuk Han, Moğol saldırıları ve Karahıtay seferlerinden sonra rahatsızlanınca, 995 senesinde vefat etti ve yerine oğlu Musa Beytaş geçti. O da kısa sürede ölünce onun yerine Süleyman Arslan Han adındaki kardeşi geçti ve babası gibi İslamiyet’i seçip kabul ettirmeye devam etti. Ardından Ahmet Togan, Mensur Arslan Han, Yusuf Kadir Han dönemleri yaşandı ve Karahanlılar bölünerek iki farklı devlet oluştu.

 

 

 

Gazneliler

 

968 yılında kurulan ve 225 yıl hüküm süren Gazneliler, Samani’lerin arasında yaşayanlar topluluklar tarafından kuruldu. Müslüman olan topluluklardan biri olan Gazneliler, sarayda yaşanan bir takım karışıklıklar sonucu taht değişikliği oluşturmaya çalışan ve birlik olanlar arasında bulunan Alptegin ve onun başarısız olmasıyla peşinden gelen Türk topluluklarının Gazne’de birleşmesiyle oluştu. İlk başlarda küçük topraklarına rağmen hızla büyüyen, Altegin önderliğinde güçlenmeye başlayan Gazneliler, bir yıl sonra Alptegin’in ölümüyle oğlu Ebu İshak İbrahim tarafından yönetilmeye başladı. Levikler’in saldırısıyla Gazne kaybedilince Samani’lerden yardım isteyen Ebu İshak, onların yardımlarıyla bölgeyi geri aldı. Onun vefatı üzerine de yerine Bilge Tegin geçti; çünkü Ebu İshak’ın bir oğlu yoktu. O güne kadar tam bir devlet vasfına sahip olamamış olan Gazneliler, Bilge Tegin sayesinde daha fazla güç kazanıp tamamen bağımsız oldular. Sebük Tegin döneminin de yaşanmasının ardından en bilinen dönem olan Gazneli Mahmut dönemi başladı. Bu dönemde Samaniler yıkıldı ve birçok yenilik meydana geldi. Birçok farklı kişinin yönetiminden geçen ve farklı dönemler yaşayan Gazneliler, Selçukluların hakimiyetine girerek yıkıldılar.

 

 

 Büyük Selçuklu Devleti

 

En büyük Türk devletlerinden olan Büyük Selçuklu Devleti, 1037 senesinde bağımsızlığını kazandı. Topraklarını Asya ve Anadolu’da genişlettikten sonra 1092 senesinde 4 ayrı bölüme ayrıldı. Ardından beylikler halinde bölünmesiyle Osmanlı’nın bir şekilde başlangıcını oluşturdu. Selçuk Bey, Arslan Bey, Tuğrul ve Çağrı Bey dönemlerinden geçen ve topraklarını genişleten Büyük Selçuklu Devleti, Gazneliler ile Dandanakan Savaşı’nı da gerçekleştirerek kazandı. Kısa sürede dönemin en geniş topraklı Türk devleti haline gelerek Orta Asya’yı Türk yurdu yapan Selçuklular, bunun ardından batıda bulunan Bizans’a yönelmeye karar verdi. Alparslan Han dönemi başladığında İslamiyet de daha fazla yayılmaya başladı. Malazgirt Savaşı’nın da yaşanması bu döneme denk geldi. Selçuklular bölündükten sonra Irak, Kirman, Suriye ve Anadolu Selçukluları meydana geldi.

 

 

 

Babür İmparatorluğu

 

 

Babür tarafından 1526 yılında kurulan Babür İmparatorluğu, günümüzdeki Hindistan- Pakistan- Afganistan bölgesinde kurulmuştur. Humayun döneminde siyasi gücünün pek olmamasına karşın bölgede felsefi gelişmelerin ve düşünce özgürlüğünün üstüne gelişmeler yaşanan Babür Devleti, Ekber Şah’ın refah dolu döneminin ardından Şah Cihan dönemine geçti. Bu dönemde Tac Mahal, Cuma Mescidi ve Kırmızı Kale gibi önemli yapılar inşa edildi. Alemgir Şah döneminde ise oldukça geniş topraklara sahip olan Babür Devleti, Şah Cihan yönetimindeyken en geniş ve güçlü dönemini yaşadı. Bir süre sonra düşüş yaşamaya, ayaklanmalar baş göstermeye başlayınca eski gücünü kaybeden Babür Devleti, bir çöküş dönemi yaşayarak savaşlara girdi. Babür Devleti, 17. yüzyıl içinde, 1858 yılında bölgeden sürülen son Babür şahı ve oğullarının ardından bölgeyi tamamen işgal eden İngilizler tarafından yıkılarak yok oldu.

 

 

 

 

Oğuzlar

 

Türk tarihindeki en bilinen ve köklü boy olma özelliği taşıyan Oğuzlar, Hazar ve Kuzey Karadeniz bölgelerine ilerlemiş, 11. yüzyılda yıkılmıştır. Oğuzlar, Peçenekler’in saldırıları karşısında Hazar Devleti’nin isteğiyle bir mücadeleye girişti fakat Peçenekler’i vazgeçirmeyi başaramadı. En sonunda tam bir başarı elde edilmese bile Peçenekler kuzeye göç etmeye başlayınca, bir süre sonra Kuman- Kıpçak saldırıları görülünce Oğuzlar da Hazar Denizi’nin kuzey bölgesine göç etmeye başladılar. Burada da Selçuk Bey’in saldırılarının ardından birçok mücadele geçiren Oğuzlar, Hazar Devleti’nin de zayıflamaya başlamasıyla bağımsızlıklarını kazanmış oldular. Buna rağmen Karluk, Kuman ve Selçuklular ile mücadeleleri devam eden Oğuzlar, giderek daha kuzeye yayıldılar. Bir süre sonra Hazar bölgesinde hakimiyeti kalmayan Oğuzlar, Bizans’ın himayesindeki Peçenekler ve Kuman- Kıpçak’ların saldırıları arasında tehlikeli bir bölgede var olduklarını anlayarak bir süre sonra yok olmakla karşı karşıya kaldılar ve Türk’lerin bir nevi temelini oluşturmuş oldular.

 

 

 

Osmanlı İmparatorluğu

 

13 yüzyılın sonları- 20. yüzyılın başları arasında hüküm sürmüş, gelmiş geçmiş en büyük Türk devleti olan Osmanlı İmparatorluğu, varlığı boyunca Anadolu’da geniş sınırlara sahip olmuştur. Hatta topraklarının en çok olduğu zamanlarda günümüzdeki Yunanistan’dan Romanya’ya, Macaristan’dan Rusya’ya, Suriye’den Mısır’a kadar birçok yere kadar uzanan sınırlarıyla nam saldı. Osman Bey tarafından kurulan Osmanlı İmparatorluğu, İslam devletlerinin en büyük, en güçlüsü olarak tarihe adını yazdırdı. Tarihi boyunca birçok sefer, sayısız başarı, toprak genişletmeye imza atan Osmanlı İmparatorluğu döneminde sayısız savaş ve anlaşma da yaşanmış oldu. Padişahlıkla yönetilen ve Türkiye Cumhuriyeti öncesinde son Türk devleti modeli olan Osmanlı; Osman Bey ile başlayan tarihine birçok padişahla devam etti. 1. Orhan, 1. Murat, 1. Bayezid, 1. Mehmet, 2. Murad, 2. Mehmet, 2. Bayezid, 1. Selim, 1. Süleyman, 2. Selim, 3. Murad, 3. Mehmet, 1. Ahmed, 1. Mustafa, 2. Osman, 4. Murad, İbrahim, 4. Mehmed, 2. Süleyman, 2. Ahmed, 2. Mustafa, 3. Ahmed, 1. Mahmud, 3. Osman, 3. Mustafa, 1. Abdülhamid, 3. Selim, 4. Mustafa, 2. Mahmud, Abdülmecid, Abdülaziz, 4. Murad, 2. Abdülhamid, 5. Mehmed, 6. Mehmed ve son olarak Abdülmecid ile yönetilen Osmanlı İmparatorluğu, toprakların işgal altında kalması ve ele geçirilmeye çalışılması üzerine son bularak, Atatürk önderliğinde başlayan savaşlarla işgalden kurtulan topraklarda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla; yerini bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’ne bırakarak ülkemizin temelini oluşturdu.

Ne Düşünüyorsun?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.